UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇLARINDA CEZALARIN AĞIRLAŞTIRILMASININ DOĞURDUĞU ADALETSİZLİK VE ALTERNATİF CEZA POLİTİKALARININ GEREKLİLİĞİ
ÖZET
Uyuşturucu madde ticareti suçları, kamu sağlığı ve güvenliği açısından önemli tehdit oluşturması sebebiyle birçok hukuk sisteminde ağır ceza rejimlerine tâbi tutulmaktadır. Türkiye’de 2014 sonrası artırılan hapis cezaları, özellikle örgüt şemasının en altında bulunan suçlular üzerinde orantısız bir etki yaratmakta; failin toplumsal dışlanmasına ve suçun tekrarlanmasına yol açmaktadır.
Bu makalede:
- Ağırlaştırılmış ceza politikalarının etkisizliği,
- Failin rehabilitasyon sürecindeki eksiklikler,
- Toplumsal damgalanma sorunları
teorik ve uygulamalı olarak incelenmektedir. Ayrıca restoratif adalet yaklaşımı ve alternatif yaptırımların, özellikle uyuşturucu suçlarında daha etkili ve adil çözümler sunduğu savunulmaktadır. Sonuç olarak, suçla mücadelede mekanik ceza artırımı yerine bireyselleştirilmiş, onarıcı ve sosyal destek odaklı politikaların benimsenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
ABSTRACT
Drug trafficking crimes are subject to severe penal regimes in many legal systems because they pose a serious threat to public health and security. The increased prison sentences in Turkey after 2014 have a disproportionate effect especially on low-level offenders, leading to the social exclusion of the offender and the recurrence of the crime.
This article examines:
- The ineffectiveness of aggravated penal policies,
- Deficiencies in the rehabilitation process of the offender,
- Problems of social stigmatization
theoretically and practically. It is argued that the restorative justice approach and alternative sanctions offer more effective and fair solutions, especially in drug crimes.
As a result, individualized, restorative, and social support-oriented policies should be adopted instead of mechanical penalty increases in the fight against crime.
Anahtar Kelimeler: Uyuşturucu madde ticareti, ceza hukuku, ağırlaştırılmış ceza, restoratif adalet, toplumsal dışlanma, rehabilitasyon, alternatif yaptırımlar
Keywords: Drug trafficking, criminal law, aggravated punishment, restorative justice, social exclusion, rehabilitation, alternative sanctions
1. GİRİŞ
Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçu, ulusal mevzuatta ve uluslararası sözleşmelerde en ağır yaptırımlarla karşılanan suç tiplerinden biridir. Bu yaklaşım, toplum sağlığını ve kamu güvenliğini koruma amacıyla haklılaştırılmaya çalışılmaktadır. Özellikle genç nüfusu tehdit eden bağımlılık riski, yüksek ceza politikalarının temel gerekçesidir.
Bununla birlikte, yüksek ceza uygulamalarının etkinliği ve orantılılığı giderek tartışılmakta; faillerin topluma kazandırılması işlevi göz ardı edilmektedir. Bu çalışmada, TCK 188. madde kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin mevcut ceza politikası, teorik ve sosyal açılardan değerlendirilmektedir.
2. UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇUNDA MEVCUT CEZA POLİTİKASI
2.1. Normatif Çerçeve
- TCK 188. maddeye göre temel suç: 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası.
- Nitelikli suç halleri (kamu görevlisi, çocuklara yönelik, okul çevresi, örgüt faaliyeti) → 20 yıla kadar artırılabilir.
- Uygulamada hakimler, alt sınırdan uzaklaşarak üst sınır civarında ceza uygulamaktadır.
- Failin konumu, geçmişi veya suça sürüklenme biçimi dikkate alınmamaktadır.
2.2. Uygulamadaki Ağırlaştırılmış Ceza Eğilimi
- Mahkemeler çoğunlukla suçun toplumsal tehdit algısına göre ceza tayin etmektedir.
- Yargıtay içtihatları, yüksek ceza eğilimini desteklemektedir.
- Alt düzey suçlular (taşıyıcı/kurye) ağır yaptırımlara maruz kalırken, baronlar ve finansörler çoğu zaman ceza adaletinin dışında kalmaktadır.
2.3. Yüksek Ceza Politikalarının Caydırıcılığı Üzerine Eleştiriler
- Ceza ağırlığı ile suç oranı arasında doğrusal ilişki çoğu zaman geçerli değildir.
- Türkiye’de 2005 ve 2014 değişiklikleriyle cezalar artırılmış, ancak suç oranlarında anlamlı bir düşüş olmamıştır.
- Yüksek cezalar, çoğunlukla alt düzey suçlular üzerinde uygulanmakta; cezanın caydırıcılığı sınırlı kalmaktadır.
2.4. Toplumsal Dışlanma ve Suçun Tekerrürü
- Uzun süreli hapis cezası → stigmatizasyon, istihdam ve sosyal haklara erişimde engeller.
- Sosyo-ekonomik dezavantajlı bireyler yeniden suç işlemeye daha yatkındır.
- Denetimli serbestlik sınırlı etki sağlar; bireylerin sosyo-psikolojik ihtiyaçları karşılanmaz.
- Mevcut ceza politikası, failin topluma yeniden kazandırılmasını değil, dışlanmasını tercih etmektedir.
2.5. Onarıcı Adalet ve Alternatif Yaptırımlar
- Onarıcı adalet: mağdur, fail ve toplumun aktif katılımıyla suç ilişkilerini onarma sürecidir.
- Amaç: bireyin damgalanmasını önlemek, topluma yeniden kazandırmak.
- Türkiye’de uygulamalar: Denetimli serbestlik ve kullanıcıya yönelik tedavi programları (TCK 192. madde).
- Avrupa ve Kanada örnekleri: uyuşturucu mahkemeleri, zorunlu rehabilitasyon, gözetimli kamu hizmeti, mağdur-fail uzlaştırması.
- Alternatif yaptırımlar: küçük ölçekli uyuşturucu suçlarında suçun tekrarını önler, adaletin orantılı uygulanmasını sağlar.
3. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
- Türkiye’de 2014 sonrası ağırlaştırılmış hapis cezaları, suç oranlarını azaltmada etkili olmamıştır.
- Alt düzey suçluların hedef alınması → sistemin adil işlemediğini göstermektedir.
- Uzun süreli cezalar → rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma işlevini zayıflatmaktadır.
- Çözüm: suçun arka planındaki sosyal, ekonomik ve psikolojik nedenleri dikkate alan bireyselleştirilmiş, esnek ve insani ceza adaleti anlayışı.
- Restoratif adalet ve alternatif infaz modelleri: failin topluma kazandırılması ve suçun tekrarlanmasının önlenmesine katkı sağlar.
KAYNAKÇA
Mevzuat ve Uluslararası Belgeler
- TCK (5237 sayılı Kanun), 26.09.2004, Resmî Gazete 25611
- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275), 13.12.2004, Resmî Gazete 25673
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)
- BM Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddelerle Mücadele Sözleşmeleri (1961, 1971, 1988)
Bilimsel Eserler
- Centel, N., & Zafer, H. (2022). Ceza Hukuku Genel Hükümler (17. Baskı). Beta Yayınları.
- Özgenç, İ. (2020). Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Suçları. Seçkin Yayıncılık.
- Toros, H. (2017). “Uyuşturucu Madde Ticareti Suçlarında Ceza Politikası: Aşırı Cezalandırma Sorunu”. Ceza Hukuku Dergisi, 12(1), 55–78.
- Artuk, M. E., Gökcen, A. Y., & Yenidünya, A. C. (2021). Ceza Hukuku Genel Hükümler (13. Baskı). Adalet Yayınevi.
- Soyaslan, D. (2021). Ceza Hukuku Genel Hükümler (11. Baskı). Yetkin Yayınları.
Yargı Kararları ve Raporlar
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/10-249, K. 2019/152, T. 14.11.2019
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/5682, K. 2021/7159, T. 20.10.2021
- AİHM, Kudła v. Poland, No. 30210/96, Judgment 26 October 2000
- AİHM, Winterwerp v. Netherlands, No. 6301/73, Judgment 24 October 1979
- Avrupa Konseyi CPT Türkiye Ziyareti Raporu (2020)
- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK). (2023). Ceza İnfaz Kurumlarında İnsan Hakları Durumu Raporu
Dipnotlar
- Babor vd., Drug Policy and the Public Good, s. 123
- Demirci & Çetin, “Uyuşturucu suçlarında ceza politikasının etkileri,” s. 79
- Başaran & Yılmaz, “Ceza hukuku ve toplumsal dışlanma,” s. 115
- Özcan, “Ceza hukuku ve rehabilitasyon,” s. 52
- Bazemore & Umbreit, A Comparison of Four Restorative Conferencing Models, s. 8
- Karagöz, “Restoratif adalet ve alternatif yaptırımlar,” s. 51